1550307359116.jpeg

Dogu Özgün

Dogu Özgün (d.1988) 2011 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, resim bölümünden mezun oldu. (Sabancı Vakfı ödülü) 2016 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi resim bölümünde yüksek lisansını tamamladı. 2011 yılında “Atölyem” adlı ilk solo sergisini Devrim Erbil Çagdas Sanatlar Müzesi’nde sergiledi. 2013 yılında kolaj ve baskılardan olusan “Seyler” adlı solo sergisini Building Store’da ve 2015 yılında “Palimpsest Hafıza” adlı solo sergisini Harmony Sanat Galerisi’nde gerçeklestirdi. Çalısmaları , (Martch Art Project) Yuvakimyon Rum Kız Lisesi, MIXER, Büyükdere 35, Evin Sanat Galerisi, İstanbul Okan Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Tesvikiye Sanat Galerisi, Peker Sanat Galerisi, Londra The Brick Lane Gallery, Sabancı Müzesi gibi mekanlarda sergilendi. Çalısmaları Contemporary İstanbul, Step İstanbul ve Tuyap-Artist Sanat Fuarı gibi sanat fuarlarında birçok kez yer aldı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sanatta yeterlilik programına devam ediyor. Sanatçı yasamına ve çalısmalarına İstanbul’da devam ediyor.

 

Son dönem yapıtlarım belirli otoritelerin yıkıldıgı, ögretilmiş mutluluk sahnelerinin geride bırakıldıgı ya da çogunlugun onayına bagımlı mutluluk vaadi, bu çogunlugun her yasa özel ögretileri ve paket programlarına bir saldırı niteligi tasır. Yapıtlar, toplumsal cinsiyet rollerini, iktidarın pragmatik diplomasisini, ahlakın iki yüzlü savunuculugunu ve estetik kavramını uyum saglamak olarak degerlendiren birçok ögretiyi terk eder, onlarla mücadele eder. Agırlıklı olarak tuval resminden olusan, bunun yanı sıra heykel, kolaj ve gravürleri de içeren serilerde, renklerin bir araya gelişleri ile gerilimin dinamigi ayarlanır. Kendisi, ailesi ve çevresi hakkındaki sert elestirileri, üretim sürecini tesvik eden yaşamsal bir güçtür. Steril, vitrinlesen aile kurumunun içinde sıkısmıs, artık rolüne devam edemeyen birey, resimlerde merkezi bir rol oynar. Bu birey, içine dogdugu habitusu terk ediyor, baglarından kopuyor, dayatılan ögretilere sırt çeviriyor, cesaret ve iradeyi kutsuyor.Nesnel gerçekligin resmine sızamayacagı kararlılıkta, taklit ve illüzyonun tesir etmedigi bir boya-çizgi dünyası kuruyor.

My last works have the characteristics of assault towards the significant authorities that fell, taught happiness scenes that are left behind or promised happiness that comes from the approval of the majority, teachings of this majority for all ages and package programs. His works fight against social gender roles, government’s pragmatic diplomacy, defence of two-faced moralty and many teachings that reclaim aesthetic terms as adaptation. In the series that heavily consist of canvas paintings, as well as sculpture, collage and etchings, dynamics of tension is adjusted by bringing colors together. His criticism on himself, his family and his environment are vital forces that encourages his production process. The individual who is sterilized, stucked inside a family institution that turned into a showcase, not able to continue to perform his role, plays a centeralized role in the artist’s paintings. This individual leaves the habitat that he born in, breaks away from his roots, turns his back against to insisted teachings, blesses the courage and willpower. He builds up a color-sketch world that imitation and illusion cannot affect with determination that doesn’t allow a leakage of objective reality.